İstanbul'da düzenlenen Iğdır Tanıtım Festivali, şehrin tanıtımı adına önemli bir organizasyondu. Binlerce kişinin ziyaret ettiği festival, ulusal televizyon kanallarının ana haber bültenlerinde yer alarak Iğdır'ın adını Türkiye'ye duyurdu. Bu yönüyle emeği geçen herkesi kutlamak gerekir. Böylesine büyük organizasyonlar kolay hazırlanmıyor ve verilen emeğin takdir edilmesi gerekiyor.
Ancak her güzel organizasyonda olduğu gibi bu festivalde de eksik kalan yönler vardı. Bir Iğdırlı olarak en çok dikkatimi çeken konu, Iğdır'ın yetiştirdiği sanatçıların yeterince ön plana çıkarılmaması oldu. Bir şehrin tanıtımı sadece stantlarla, protokol konuşmalarıyla ya da konserlerle olmaz. O şehrin ruhunu taşıyan sanatçılar, ozanlar, halk müziği temsilcileri ve kültür elçileri de o sahnelerde yer almalıdır. Çünkü bir kenti en iyi anlatan, onun insanıdır.
Iğdır, yıllardır birbirinden değerli sanatçılar yetiştirmiş bir kenttir. Türkiye'nin farklı şehirlerinde ve yurt dışında başarıyla kariyerlerini sürdüren birçok Iğdırlı sanatçı bulunuyor. Böylesine önemli bir festivalde bu isimlerin davet edilmemesi ya da yeterince değerlendirilmemesi, kültürel anlamda önemli bir eksiklik olarak hafızalarda kaldı.
Bunun yanında Iğdır'ın simgesi haline gelen ürünler de hak ettiği şekilde tanıtılamadı. Özellikle Iğdır kayısısı... Tadıyla, aromasıyla ve kalitesiyle Türkiye'nin en özel tarım ürünlerinden biri olan Iğdır kayısısı, festivalin en güçlü tanıtım unsurlarından biri olabilirdi. Tadım etkinlikleri, gastronomi sunumları, şeflerin hazırlayacağı özel tarifler ve görsel şovlarla kayısı adeta festivalin yıldızı haline getirilebilirdi. Oysa bu fırsat tam anlamıyla değerlendirilemedi.
Aynı şekilde Iğdır mutfağı, halk oyunları, yöresel kıyafetleri ve aşık kültürü, tarihî değerleri ile tarımsal zenginlikleri de çok daha kapsamlı şekilde ziyaretçilere aktarılabilirdi. Çünkü kültür, sadece anlatılarak değil yaşatılarak tanıtılır. Bu eleştiriler, yapılan güzel işleri gölgelemek için değil, gelecek organizasyonların daha güçlü olması adına dile getiriliyor. Eğer amaç Iğdır'ı tüm yönleriyle Türkiye'ye tanıtmaksa, organizasyonların planlama aşamasında sanatçılara, kültür insanlarına, akademisyenlere, üreticilere ve yerel değerlere daha fazla söz hakkı verilmelidir.
İnanıyorum ki önümüzdeki yıllarda düzenlenecek festivallerde Iğdır'ın sadece adı değil, sanatı, kültürü, mutfağı, tarımı, müziği ve yetiştirdiği değerler de hak ettiği şekilde sahneye çıkacaktır. Çünkü Iğdır, bunu fazlasıyla hak eden kadim bir şehirdir. Eleştirilerimiz de tam olarak bunun içindir. Daha iyisini yapmak, daha kapsamlı tanıtmak ve Iğdır'ın gerçek zenginliğini tüm Türkiye'ye gösterebilmek.
Habib BABAR

