Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
HABİB BABAR
Köşe Yazarı
HABİB BABAR
 

IĞDIR’IN BEREKETİ FESTİVALLERLE DÜNYAYA AÇILMALI

Doğu Anadolu’nun bereketli toprakları denildiğinde akla gelen ilk şehirlerden biri şüphesiz Iğdır’dır. Türkiye’nin birçok bölgesinde yetişmesi zor olan sebze ve meyvelerin rahatlıkla üretilebildiği bu eşsiz kent, sahip olduğu iklim avantajıyla adeta bir tarım cenneti konumundadır. Ancak ne yazık ki Iğdır’ın bu zenginliği, sahip olduğu potansiyelin çok gerisinde tanıtılmaktadır. Iğdır denilince akla ilk gelen ürünlerden biri kayısıdır. Kendine özgü aroması, tadı ve kalitesiyle sofraların vazgeçilmezi olan Iğdır kayısısı, Türkiye’nin dört bir yanında büyük beğeni topluyor. Bir diğer önemli değer ise türkülere konu olmuş meşhur ‘Iğdır’ın Al Elması’dır. Yıllardır dilden dile söylenen bu türkü, aslında Iğdır’ın ne kadar önemli bir meyve üretim merkezi olduğunun da en güzel göstergesidir. Bugün Türkiye’nin birçok ilinde ürün festivalleri sayesinde hem ekonomik hareketlilik sağlanıyor hem de şehirlerin marka değeri yükseliyor. Malatya kayısısıyla, Amasya elmasıyla, Gaziantep gastronomisiyle, Adana portakal çiçeği festivaliyle adından söz ettiriyorsa, Iğdır da kendi değerlerini ön plana çıkaracak organizasyonlarla çok daha geniş kitlelere ulaşabilir. Neden bir ‘Uluslararası Iğdır Kayısı Festivali’ düzenlenmesin? Neden Türkiye’nin ünlü sanatçıları, sinema oyuncuları, yönetmenleri ve kültür insanları Iğdır’da bir araya gelmesin? Neden ‘Kayısı Sinema Günleri’ adı altında hem sanat hem tarımın buluştuğu özgün bir etkinlik gerçekleştirilmeyin? Düşünün, gündüzleri kayısı bahçelerinde çekilen kısa filmler, belgeseller ve fotoğraf yarışmaları düzenleniyor. Akşamları ise ünlü sanatçıların konserleriyle binlerce kişi aynı meydanda buluşuyor. Şehrin otelleri doluyor, esnafın yüzü gülüyor, yerel üreticiler ürünlerini doğrudan tüketiciye ulaştırıyor. Sosyal medya paylaşımları ve televizyon yayınları sayesinde Iğdır’ın adı yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın birçok ülkesinde duyuluyor. Benzer şekilde bir ‘Iğdır Elma Festivali’ de büyük ilgi görebilir. Özellikle ‘Iğdır’ın Al Elması’ markası etrafında oluşturulacak kültürel etkinlikler, konserler, halk oyunları gösterileri ve gastronomi stantları şehrin tanıtımına önemli katkılar sunabilir. Elma temalı yarışmalar, çocuk etkinlikleri, üretici buluşmaları ve ulusal medya organizasyonlarıyla festival tam bir şölene dönüşebilir. Bu noktada en büyük görev yerel yöneticilere düşüyor. Başta belediye olmak üzere valilik, üniversite, ticaret odaları, sivil toplum kuruluşları ve üretici birlikleri ortak hareket ederek Iğdır’ın tarımsal zenginliğini bir marka değerine dönüştürebilir. Çünkü günümüzde şehirler sadece ürettikleriyle değil, ürettiklerini nasıl tanıttıklarıyla da öne çıkıyor. Iğdır’ın sahip olduğu doğal ve tarımsal zenginlikler, sadece tarlalarda kalmamalı. Bu değerler festivallerle, kültür sanat etkinlikleriyle ve uluslararası organizasyonlarla dünyaya anlatılmalı. Kayısının kokusu, elmanın bereketi ve Iğdır’ın misafirperverliği milyonlarca insana ulaşmalı. Çünkü Iğdır yalnızca üreten bir şehir değil, doğru tanıtıldığı takdirde Türkiye’nin parlayan yıldızlarından biri olmaya aday bir kenttir.  Habib BABAR
Ekleme Tarihi: 03 Haziran 2026 -Çarşamba

IĞDIR’IN BEREKETİ FESTİVALLERLE DÜNYAYA AÇILMALI

Doğu Anadolu’nun bereketli toprakları denildiğinde akla gelen ilk şehirlerden biri şüphesiz Iğdır’dır. Türkiye’nin birçok bölgesinde yetişmesi zor olan sebze ve meyvelerin rahatlıkla üretilebildiği bu eşsiz kent, sahip olduğu iklim avantajıyla adeta bir tarım cenneti konumundadır. Ancak ne yazık ki Iğdır’ın bu zenginliği, sahip olduğu potansiyelin çok gerisinde tanıtılmaktadır.

Iğdır denilince akla ilk gelen ürünlerden biri kayısıdır. Kendine özgü aroması, tadı ve kalitesiyle sofraların vazgeçilmezi olan Iğdır kayısısı, Türkiye’nin dört bir yanında büyük beğeni topluyor. Bir diğer önemli değer ise türkülere konu olmuş meşhur ‘Iğdır’ın Al Elması’dır. Yıllardır dilden dile söylenen bu türkü, aslında Iğdır’ın ne kadar önemli bir meyve üretim merkezi olduğunun da en güzel göstergesidir.

Bugün Türkiye’nin birçok ilinde ürün festivalleri sayesinde hem ekonomik hareketlilik sağlanıyor hem de şehirlerin marka değeri yükseliyor. Malatya kayısısıyla, Amasya elmasıyla, Gaziantep gastronomisiyle, Adana portakal çiçeği festivaliyle adından söz ettiriyorsa, Iğdır da kendi değerlerini ön plana çıkaracak organizasyonlarla çok daha geniş kitlelere ulaşabilir.

Neden bir ‘Uluslararası Iğdır Kayısı Festivali’ düzenlenmesin?

Neden Türkiye’nin ünlü sanatçıları, sinema oyuncuları, yönetmenleri ve kültür insanları Iğdır’da bir araya gelmesin?

Neden ‘Kayısı Sinema Günleri’ adı altında hem sanat hem tarımın buluştuğu özgün bir etkinlik gerçekleştirilmeyin?

Düşünün, gündüzleri kayısı bahçelerinde çekilen kısa filmler, belgeseller ve fotoğraf yarışmaları düzenleniyor. Akşamları ise ünlü sanatçıların konserleriyle binlerce kişi aynı meydanda buluşuyor. Şehrin otelleri doluyor, esnafın yüzü gülüyor, yerel üreticiler ürünlerini doğrudan tüketiciye ulaştırıyor. Sosyal medya paylaşımları ve televizyon yayınları sayesinde Iğdır’ın adı yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın birçok ülkesinde duyuluyor.

Benzer şekilde bir ‘Iğdır Elma Festivali’ de büyük ilgi görebilir. Özellikle ‘Iğdır’ın Al Elması’ markası etrafında oluşturulacak kültürel etkinlikler, konserler, halk oyunları gösterileri ve gastronomi stantları şehrin tanıtımına önemli katkılar sunabilir. Elma temalı yarışmalar, çocuk etkinlikleri, üretici buluşmaları ve ulusal medya organizasyonlarıyla festival tam bir şölene dönüşebilir.

Bu noktada en büyük görev yerel yöneticilere düşüyor. Başta belediye olmak üzere valilik, üniversite, ticaret odaları, sivil toplum kuruluşları ve üretici birlikleri ortak hareket ederek Iğdır’ın tarımsal zenginliğini bir marka değerine dönüştürebilir. Çünkü günümüzde şehirler sadece ürettikleriyle değil, ürettiklerini nasıl tanıttıklarıyla da öne çıkıyor.

Iğdır’ın sahip olduğu doğal ve tarımsal zenginlikler, sadece tarlalarda kalmamalı. Bu değerler festivallerle, kültür sanat etkinlikleriyle ve uluslararası organizasyonlarla dünyaya anlatılmalı. Kayısının kokusu, elmanın bereketi ve Iğdır’ın misafirperverliği milyonlarca insana ulaşmalı.

Çünkü Iğdır yalnızca üreten bir şehir değil, doğru tanıtıldığı takdirde Türkiye’nin parlayan yıldızlarından biri olmaya aday bir kenttir. 

Habib BABAR

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniigdirgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.