Onur Yağışan, genç yaşına rağmen hukuk dünyasında adından söz ettirmeyi başaran, duruşuyla ve karakteriyle dikkat çeken bir avukat. Temiz kalbi, dürüstlüğü ve her şartta dik durmayı bilen yapısı, onu yalnızca mesleki anlamda değil, insani yönüyle de farklı bir noktaya taşıyor. Başarısı dostlarını gururlandırırken, her başarı hikâyesinde olduğu gibi bazı çevreleri de ister istemez rahatsız ediyor. Ancak Onur Yağışan, tüm bu seslere kulak asmadan, doğru bildiği yolda kararlılıkla yürümeye devam ediyor.
Geçtiğimiz günlerde Avukat Onur Yağışan, ulusal ve yerel medyada geniş yer buldu. Tabiri caizse Edirne’den Kars’a kadar birçok gazete, dergi ve internet sitesi onun çalışmalarından söz etti. Bu ilginin temelinde ise yalnızca mesleki başarıları değil, aynı zamanda toplumsal duyarlılığı ve sosyal sorumluluk bilinci yatıyor.
Yağışan, Türk sinemasının hafızası olan Yeşilçam emekçileri için hayata geçirilmesi planlanan ‘Yeşilçam Huzur Evi’ projesiyle büyük takdir topladı. Yıllarca kamera önünde ya da arkasında emek veren, Türk halkının gönlünde taht kuran ancak bugün birçoğu unutulmuş ya da zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren Yeşilçam emekçileri için elini taşın altına koydu. Bu projeyi yalnızca uzaktan desteklemekle yetinmeyen Yağışan, süreci bizzat sahada takip etmeyi tercih etti.
Kars’tan İstanbul’a her gelişinde soluğu Yeşilçam Sokağı’nda alan genç avukat, sinemanın isimsiz kahramanlarıyla bir araya geldi. Onlarla sohbet etti, anılarını dinledi, yaşadıkları zorlukları not aldı. Her bir hikâye, geçmişin altın yıllarına açılan bir pencere olurken, aynı zamanda bugünün acı gerçeklerini de gözler önüne serdi. Yağışan, bu buluşmaları yalnızca bir ziyaret olarak değil, bir vefa borcu olarak gördü.
İşte tüm bu sohbetler ve tanıklıklar, Onur Yağışan’ı yeni bir çalışmaya daha yöneltti. Yeşilçam’ın unutulmaya yüz tutmuş hikâyelerini gelecek nesillere aktarmak amacıyla ‘Hey Gidi Yeşilçam’adlı kitabın hazırlıklarına başladı. Kitap, sadece sinema anılarından oluşan bir eser olmanın ötesinde; emek, vefa, mücadele ve zamanın acımasızlığına karşı direnişi anlatan güçlü bir bellek çalışması olmayı hedefliyor.
Onur Yağışan’ın bu yaklaşımı, onun mesleğini sadece bir kariyer aracı olarak görmediğinin açık bir göstergesi. O, hukuku vicdanla, başarıyı sorumlulukla, gençliği ise cesaretle birleştiren isimlerden biri. Bugün attığı adımlar, yalnızca bugünü değil, yarını da şekillendiren nitelikte.
Kimi insanlar alkışlar, kimi insanlar eleştirir… Ancak tarih, her zaman doğru yerde duranları yazar. Onur Yağışan da doğru bildiği yolda yürümekten vazgeçmeyenler arasında yerini çoktan almış görünüyor.
Habib BABAR

